Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Usulsüz Bir Gayret

   Dilde hep aynı şey vardı. Herkese söylenen o şey sadece dilde de değildi üstelik. Yazılan, çekilen, özlenen ve yaşanan. Ateşi hep hissedilen. Ateşinden kurtulmak istenen. Ama o ateşti insanı bir şey yapmaya iten. İtilmek, kakılmak ya da zorla yaptırılmak herhangi bir şeyi, istenmezdi. Yapılan ağır gelmesin hatta hafifletsin istenirdi yüreği. Bir barakada toplanılmış peri masalları konuşulmuştu. Göğe uzanan sırığa, göğün efsunlu avlusuna, korunan çocuğa heyecanlanılmıştı. Olmayı biliyor gibiydi. Mayıstı ve sıcaktı. Yazılmıştı: “Olmak; kendinden başka hiçbir ihtirası, hevesi, kırgınlık ve kızgınlığı, var etmeye yönelik herhangi bir çabayı da kaldırmıyor. Oldurma çabası ve kabullenemeyiş, olmamışlığın yani o çiğliğin sert bir yumrusu olmaktan öteye geçmiyor. Bir kambur gibi büken beli. Olma halinin bedendeki tesirini bilmiyorum. Yine de kaygının çarpıntılarından ve vesvesenin bulantılarından münezzeh olduğunu seçiyorum.

Evvelden tanıyormuş gibi hissedilirdi bazen birileri. Onlar da hatırlasın diye dert söyleniverilirdi. Denildi. Varlığın, kendilikle olan rastlaşmasının sözü edildi: “Olmak için çaba sarf etmek istemiyorum. Sadece olmak niyetindeyim. Olmak için olma ve oldurma gayretinden vazgeçmek istiyorum.” Bütün bunlar isteğiydi usulsüz bir gayretin. Ve dost gelip “olsun” dediğinde olma haline sığınılmak istendi ömürlerce. Bu hâl dostla değildi, dosta değildi. Henüz bilinmiyordu. Acıdan sıyrılmak isteyen benliğin bir parçası, acıyla uzlaşmanın yollarını aradı. Teslim olmak gibi geldi olmaya yönelik çabadan özgürleşmek. Bu teslimiyet, ruhu özgürleştiren bir şey olarak görünmüştü. Hava karanlıktı henüz. Bilinç köklerindeydi acının. Duyulacak her sesin ruhtan gelmesi ümit edildi.

Sonra bir şey oldu.

Zaman ona tabi olanları savurdu. Herkes kendi iyisine yol aldı. Acı, pazarlık yapılamayandı. Tahtını ve gücünü korudu. Sundu güzelliklerini, güzelliğini hissedene. Ve ruh seslendi ümidini yitirmeyene. Olma hâli olmanın ne olduğunu unutana verildi. Çünkü arayış değildi olmak. Olma ve oldurma gayreti, olmayanı beslerdi. Usulsüz gayret sonlandığında oluş kendini gösterirdi.

Bir şey oldu. 

Varlığın sönük bir iddiasında olmayan, var edeni sezdi. Korku ve kaygı, çaba ve acziyet, geçmiş ve gelecek temsiliyetiydi benliğin. Benlik dönüşendi. Dönüşenin temsiliyeti, dönüşmeliydi.

Bir şey oldu.

Yağmur yağdı arındırmak için.

Sayı: Sayı 11

Kategori: Deneme

Yazar: Vildan Tezel