Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Şenlik

umur gibi kaldı bende

seçme mucizelere rastlayacağımın utkusu

muhakkak ve mutlak ki durgunluklar kaçırıyorum

telaşlarımın kıtalle karıldığı yerlere

ama canım,

kıyamet yaklaşıyor diye sen pes etme

sıvan, çinile, koy taşları üst üste

tümüyle iri bir larva üç kez baştan başlamış kozayı örmeye

çünkü ev dediğin

içine ve dışına genişlemesi bitmeyen bir gülistandır

içine yumuşacık ve sıcak, dışına korunaklı bir duvar olduğunda

kalbimize bir ışık denk düşer Şi’râ’dan, güle kokarız

 

ışığın nehrime ilerlediği her devinden

morlu mavili ortancalar sürgün alır

canım balkıdım 

güneşler üzerimde bir zümrüdü prizmaladı

yaslandı alnımıza bahçemiz yalçın dağlara karşı

o al, acem güllerini kopardığımda saksından

bana yine gülümseyerek 

biraz gülüm sende diyerek baktın

ve kusurlarımı gördüğün dün ser apak

biraz bile burulmadı hanendeler

bildim biz ikimiz

serin bir iklimin aydınlık diye doğurduğu tohurdanız

 

şimdi ne mucizeler mühim ne umurlar

buhurları sildin prizmadan

ekvator bahçemize kaydı 

gel simyacı, canım 

buraya otağ dendi otağ yani yuvamız

camları be sırladığımız be vitrayladığımız

burada sen bıçağı doğrudan ver elime 

kara kedi kucağımızda dursun hep 

gel bu merdivenlerin altından birlikte geçelim 

uğursuzluk getirmeyecek bilelim 

bilelim iki aydınlık kalp yan yana 

gölgesiz bir uğur doğurmuş 

 

Sayı: Sayı 16

Kategori: Şiir

Yazar: Ayşe Şimşek