Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Lâm Durağı

“Hattun yazıldı safha-i ruhsarına senin, Guya ki lâm elifle rakam oldu suretin.” Fuzûlî Sevgili okur, Dolu dolu bir Elif sayısının ardından şimdi Lâm durağındayız. Lâm’ın zihnimde uyandırdığı ilk çağrışımlardan biri, şehadetin ilk cümlesinde yankılanan o güçlü “lâ” sesidir: Lâ ilâhe illallah. Burada lâm, elif ile birleşerek “lâ” olur; kendisinden sonra geleni nefyeden, reddeden kuvvetli bir itiraza dönüşür. Meydanlarda haykırdığımız, bir bayrak gibi yükselttiğimiz, bu sözün başlangıcındaki “lâ” yalnızca bir olumsuzlama değildir; neye “hayır” dediğini ve neyin karşısında durduğunu bilen bir iradenin ifadesidir. Elbette Lâm’ın çağrışımlarını bununla sınırlayacak değiliz. Edebiyatımızca çokça işlenen Elif harfinin/imgesinin ardından Lâm harfinin/simgesinin dar bir çağrışım alanına sahip olacağını düşünen, “Bu harf üzerine ne yazılabilir ki?” diye tereddüt eden okurlarımızı edebi bir şölen bekliyor. Sürgün yazarlarımız Lâm’a birbirinden farklı pencereler açtılar. Kimi onu itirazın bir sesi olarak duydu, kimi eğilişinde tevazuyu gördü; kimi iki ayrı varlığı birbirine ulaştıran bir köprüye, kimi de geçmişi geleceğe bağlayan bir işarete dönüştürdü. Nitekim yukarıda Fuzûlî’nin mısralarında da gördüğümüz gibi Lâm, Elif’ten bütünüyle ayrı düşünülecek bir harf değildir. Elif ile yan yana gelir, onunla birleşir, yeni bir biçime ve söyleşiye kavuşur. Bu sayı boyunca da Lâm bazen Elif’in yanında, bazen kendi kıvrımında; kimi zaman bir şiirin imgesinde, kimi zaman bir öykünün kurgusunda, kimi zaman da bir denemenin düşünce hattında karşımıza çıkıyor. Bize düşen ise Lâm’ın düştüğü satırların sesini sizinle buluşturmak. Buyurun; Lâm durağında sayfalarımız sizi bekliyor. Bir sonraki sayımızda bu üçlemeye Mîm koymak üzere... Hoşça kalın, edebiyatla kalın.

Mehmet Bulayır

Sürgün Dergi Genel Yayın Yönetmeni