Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Sâye

Sâye

Sâye kelimesi Farsçada gölge demektir. Sâyende ise “senin gölgende, yardımınla “manasına gelir. Modern toplumda bu kelimeleri yaşamak, yaşatmak şöyle dursun anlamlarını bile bilmiyoruz. Sahi kaçımızın etrafı sâyende diyebileceği insanlarla çevrili? İşin bir de sâyende denilecek insan olma boyutu var tabi. Bu kısmı daha mühim zannımca. Hayat böyle insanların varlığıyla anlamlı. Hepimiz ‘gölgesinde huzur bulunacak o kişi’ olmaya talip olmalıyız.

Birinin yükünü hafifletmek, gülümsemesine vesile olmak, iyi ki varsın cümlesini yürekten hissetmek ne kadar kıymetli. Tıpkı bir çınar ağacı gibi. Gölgesinde huzurla, afiyetle oturulan insan… Emniyet veren, dinginleştiren, yüreğinde ferah rüzgârlar estiren. İçinde yaşadığımız toplum bize bireyselliği öğütlüyor. Kemal Sayar Birbirimize karşı sorumluyuz, birbirimize görünmez sicimlerle bağlıyız, birbirimizin hamisi ve bekçisiyiz. İnsan insana şifadır, yurttur, sığınaktır. Bir tesellidir…” ¹diyor.

İnsan insana şifa iken yalnızlığa adeta alkış tutuluyor. Üzerimizde bir bıkmışlık ve tahammülsüzlük var. İstiyoruz ki kimsenin derdi sıkıntısı bizi bulmasın. Kalabalıklar içinde yalnızlığı yaşıyoruz. Telefonlarımıza bakmadan ettiğimiz sohbetler azaldı. Modern toplum düzeninde bu kadar fazla uyaran varken birbirimizi can kulağıyla dinleyemez olduk. Yüz yüze görüşmelerimiz yerini online buluşmalara bıraktı. Çoğu zaman aramak yerine ses kaydıyla iletişim kurar hale geldik. Teknolojinin getirdiği yenilikler hayatımızı kolaylaştırsa da bizden birbirimizi alıp götürüyor sanki. Tüm bunlar olurken belki de en çok ihtiyacımız olan şey bir başka ruhun bizi anlamaya çalışması, sırtımızı sıvazlaması, oturup yüzümüze bakması, nasıl olduğumuzu merak etmesi, arayıp sorması, buluşmaya gelirken en sevdiğimiz keki yapıp getirmesidir. Kıymet bilen herkes için ”Sâyende dünya daha yaşanılır bir yer.” dedirtmek bu kadardır aslında. Pazardan dönerken Ali amcanın poşetlerini taşımasına yardım etmek; sokakta yürürken romatizması olan Ayşe teyzeye selam verip kahvaltılık ekmeğini almak; okuma yazma bilmeyen birine gideceği doktoru göstermek… İşte tüm bu güzelliklerin rayihası senden essin.

Hepimizin biricik hikâyesi olsa da aynı dünyadayız. Yani ayrı dünyaların insanları falan değiliz. Benzer duyguları paylaşıyor, farklı yollardan düşe kalka yaşıyoruz bu hayatı. Birbirimizin elini tutmak, cesaret vermek, tebrik etmek, ben demeyi bırakıp biz olabilme erdemine erişmek zahmetli bir iş olmasa gerek.

Aynı dünyanın sâyende denilecek o nadide insanlarına teşekkürle…

¹Kemal Sayar, Kendi Işığına Yürü

Sayı: Sayı 14

Kategori: Deneme

Yazar: Semanur Beştepe