Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Mirasçı

Taşır hatıraları kemerlerinde
sükûtu minarelerine asar
Geçeni uğurlar bu deniz
Kalanın içinde uzun bir uğultu

Aynı mermer saltanat ağırlığını duymuş
sonra sürgün soğuğunu
Aynı eşik nikâh duasını da işitmiş
selanın sızısını da

Günlük hengâmede kaybolur mahiyet;
ancak bir gün, yalnız bir gün
O Türk boğazının, Turkuazın çehresinden çıkılır
Dönüş artık eskisi gibi ol(a)maz

Lakin ayrılınan cevher
Mermer kubbeler,
Laleli köşkler olunca
Acı bile zarafetle esen
fecaat misali sızlatır

Hatıralar birer birer döner:
O çınarın altında yarım kalan sohbet
Yahya Efendi’de okşanan kedilerle tam olur
Mihrimah Sultan’dan çıkan adımların ardından
Hüdayi kapısında hafifler gönül

El sokaklarının kiremit duvarlarında
Kapalıçarşı’nın renk renk baharatı
Gökyüzünde aranan yıldızlar,
Eminönü vapurunda yitip giden ufuk çizgisi

Çocuğun elinde topaç gibi dönen zaman
Sokak lambalarının cılız ışığında
kucağa gelen bir kedinin mırıltısı
Ya Rahîm diye çoğalır gecede

Semadan düşmüş bir zarafet
gönüllerden yansıyan bir mehtapla birleşir
Şakaklardan süzülen alın terinde
yıldızla ayın gizli izi
Omzunda sürülür bir gencin

Ötede hatıralarında barınır
beride geçmişinin gölgesinde yıllanır
Yüzyılların yükünü taşır
Taşırken hamal değil,
tarihin mirasçısı olur

 

Sayı: Sayı 18

Kategori: Şiir

Yazar: Ayşe Sena Erdem