Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Küçük Ben

Meğerse özgürlük, insanın kendini serbest bırakmasıymış. İlerlememe engel olan her bir taşı yoluma ben koymuşum. Bu farkındalık derin bir pişmanlık duymama sebep oldu. Geç kaldığımı hissettim. Şimdi, odamın duvarlarında yankılanan yorgun sesimi duymamak için her gün müthiş bir gayret içindeyim. Şikayetlerime tahammülüm yok. Nitekim olsa da, hissettiklerimi kendime izah edecek cesareti bulmaya mecalim yok. Nasıl yapılacağını bilmediğimden değil, çok iyi bildiğimden.

Zihnim daima dolu. Yıpranmışlıklarımı düşünmeden önce ilgilenmem gereken tonla şey var. Bu hengâmede kendim olmayı çoktan unuttum. Olumsuz cümleleri, ekşiyen yüzleri def etmek ancak böyle mümkün. 

Kimi zaman devam etmek için bazı yüklerden kurtulmamız gerekir. Zor olanın bu olduğunu düşünürdüm. Asıl maharet, fazlalıkları fark edebilmekteymiş. Bu yolculukta yoruluyorum, üzülüyorum da. Ama bu pes etmek istediğim anlamına gelmiyor. Sadece bazen durmak istiyorum. Ağlayabilmek biraz olsun rahatlatıyor. Hazır hissettiğimde, kaldığım yerden devam ediyorum. 

Bazen alıştım sanıyorum bu rüzgâra. Sonra öyle bir üşüyorum ki, hayret ediyorum. Başarabilirim dediğim o anda, zihnim geçmişin perdesine bürünüyor. Kırılmışlıklarımla baş edemiyorum. Kaçıyorum. Kalbimde ince bir sızı, görmezden geliyorum. Devam ediyorum yürümeye çalışıyorum; ağır aksak… Yolun sonuna böyle varamayacağımı biliyorum ama yine de görmezden geliyorum. 

Bu hep böyle olacak sanmıştım. Eskinin izlerini aşabileceğime inanmadım. Yanılmışım. Hayat böyle bir şeymiş. Düşmek de kalkmak da tabiiymiş. İşte şimdi ben, tam bu andayım. Doğru zamanda, olmam gereken yerde… Gözlerim hâlâ yaşlı; gönlümde pişmanlık kalmadı. Affettim kendimi. Çünkü ben, yarı yolda bırakmam! 

Değişime ayak uydurmaya cesaret ettim. Hırslarıma rağmen vazgeçmeyi, arzularıma rağmen sabretmeyi başardım. Bitti sandığım yerde iptida ilan ettim. Bana ait olmayan hisleri terk ettim. Samimi olmayan öfkemi dindirdim. Olduğum kişiye, olduğum yere seviyle bağlandım. Rengârenk bir hayat çizdim kendime. Sevmediğim her bir detayı çiçeklendirdim. Büyük resme bakınca hatalarımın aslında ne kadar da küçük olduğunu fark ettim. Kendimi suçlamayı bıraktım, takdir etmeyi öğrendim. Artık içim ferah. Nihayet, peşimde bir gölge gibi dolaşan küçük beni serbest bırakıyorum.

Sayı: Sayı 14

Kategori: Deneme

Yazar: Berra Tellioğlu