Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Kendini Unutanın Ağzı 

Suskunluğun içinden geçiyorum,
bir harfin kabuğunu soyarken kanıyor.
Dilimin ucunda, unutulmuş bir dua,
söylemeye kalksam kendini boğar.

Ben,
kendi yankısına gömülmüş bir sesim artık,
her kelimem, külden yapılmış bir kuş,
uçarken parçalanıyor gökyüzünde.

Kendimi sakladığım yer,
bir hücre değil yalnızca,
zamandan düşmüş bir boşluk:
duvarları mırıltı, zemini çocukluk,
tavanında annemin gölgesi hâlâ nefes alıyor.

Bir sır var,
dünyanın merkezine çakılmış bir çivi gibi;
her şeyi tutuyor yerinde,
ama hiçbir yere ait değil.
Onu sökersem, evren değil; ben dağılırım.

Sırrın içinden bana bakan bir göz:
“Beni kimse anlamasın,” diyor,
“yoksa ben kimim?”
Ve ben susuyorum,
çünkü her açıklama biraz daha öldürür.

Artık kelimeler değil,
susmanın biçimi konuşuyor bende.
Ben, sırrın biçimiyim
görünmez bir yara izi,
kendi sessizliğini giyinmiş bir beden.

Tanrı bile eğilmez üstüme artık;
çünkü ben,
kendini unutanın ağzından doğdum.
Bir dil değil bu,
varlığın unuttuğu bir dua,
hiç söylenmemiş bir adın yankısı.

 

Sayı: Sayı 16

Kategori: Şiir

Yazar: Yağmur Üstündağ