Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Kar Yağmadı

Kaç karınca taşır bir somun ekmeği?

Kaçıncı kışta kar yağar?

Yok mu artık bir sebebin beni sende yaşatmana?

Doydum mu artık tavşan kanına,

Sen doydukça kanımıza…

Hani ani yağmurların vardı,

Islatırdı yarimin saçlarını.

Öyle güzeldiniz ki, ikiniz ve yağmur,

Aramazdık hiç şemsiye.

Ellerimiz birleşemezdi hayadan,

Haya bizimdi…

 

Güzel misin sen cidden?

Buradan anlayamıyorum,

Uzağa gitsem? Bilmiyorum…

Ya sen, sen değilsin artık, 

Ya da ben sende değilim.

Belki sen değilsin şiirler yazdığım.

Belki de yazmadım, yazamadım, 

Kentin dumanını tütmedim gece boyu.

Sur dibinde ıslak patikaya basmadım hiç,

Şapırdamadı ayağım çamurlu kaldırımlarda.

İskele önü iskelet sergisine seyirci kaldım…

 

Yağmur yüklü bulutların, ürpertici rüzgârıyla savrulurken saçlarım

Başım gövdemde değildi…

Başım yok artık, yarim yok!

Artık sevmek ve sevilmek yok.

Şubatların çetindi, yine de çekilirdi.

Artık yok balık kokulu şubatlarda, ezanla eve çağrılan çocuklar.

İnsanın neyse ona dönüştün,

Giyinmeyi unutalı insanın,

Seni de örtmez oldu beyaz karlar…

 

Yakaların bir araya gelmez diye mi yırtık gömleğinin yakası,

Bu mu senin intikamın? 

Sana çok güzel sözlerim vardı fakat nefretim birikti…

Özledim sabahını, kuşandım hasretini,

Çile doldu sepetlerime.

Ne olur bulsun artık biri beni!

Çiçek kokusundan gözüm karardı, tutmuyor ayağım, baygın düştüm.

 

Kaç karınca taşır şimdi beni,

Yoksa martılara yem mi oldum?

Bulun beni ne olursunuz,

Yarim beni kaybetti.

Gözlerime çekildi acısı Sürgün’ün.

Siyah gözümden tanır beni,

Hazin sabahların ötleğen kuşu.

Biri beni bulsun, kaybettim yarimi!

Okşanmayan bir baş gibiyim, öyle öksüz, öyle yetim.

Bir ses verin, bir ıslık,

Bir kibrit, taşan karanlığa.

Bir öpücük, bir resim,

Kar yağmadı bu kış yine,

İstanbul’u kaybettim…

 

Sayı: Sayı 18

Kategori: Şiir

Yazar: Muhammed Eymen Durdağ