Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Güneşin Ardına

(Güneş Yoldaşı’na İthafen)

 

Sen önden yürüdün,

Göğe karşı haykırdın

Güneşi selamladın

Ölümüne bile övünçle gittin

Ben arkandaydım.

Adım geçmedi

Dizim sürünmedi

Ama adımlarının uzandığı her yere

Ben gölge oldum

Senin titremeyen ellerinin

Bir salınımıydım

Senin sustuğun anlarda

Suskunluğunun yankısı

 

Sibirya’ya sürüldün,

Ben çoktan oradaydım

Kırılmış taşların kenarındaydım

Kesilmemiş ağaçların kabuğundaydım

Telgraflara adın geçtiğinde

Hiç yazılmayan cümleydim ben

Senin “kırılgan”lığınla övüldüğün anda

Ben taş gibi suskundum

Ama biliyordum:

Güneş seni ısıttığında

Gölgem kısalır,

Sen titrediğinde

Ben uzarım

Biz hiç ayrılmadık

 

Sen bir isyandın

Ben onun yankısı

İpin düğümüne yürüdüğünde

Ben senin sırtına düştüm

Gözlerin güneşe dönerken

Ben toprağa baktım

Sen soramadın:

neredeydin?

Ben hep arkandaydım

Senin sorman gerekmedi

Sen sustun

Ama ölümün bile kelimeliydi

Ben senin susuşunu taşıdım

Sözsüz, ağıtsız

Bir gölge gibi

Celladın elleri titrediğinde

Ben onun arkasında dimdik durdum

Sen affettin

Ben ezberledim

 

Şimdi herkes unuttu seni

Ben hâlâ peşindeyim

Adını fısıldayan taşların yanında

Seninle diz çöküyorum

Güneş artık eskisi gibi doğmuyor

Ama senin adını her sabah

Işıkla beraber anıyorum

Ben gölgenim…

 

Sen gittin

Ben kaldım

Sen öne düştün

Ben arkanda büyüdüm

Ve bir gün

Biri güneşi hatırladığında

Ben orada olacağım

Senin ardında

Senin şeklinle

Senin suskunluğunla

Bir daha hiç konuşmamak üzere

Sayı: Sayı 14

Kategori: Şiir

Yazar: Yağmur Üstündağ