Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Gök Tonlarında Bir Yadırgı

Uzayan gün depreşir durur ayak uçlarımda

Ağulanır dünya dalgınlık arastasında

Bende gitmek denilen mabudun açtığı yarıktır bu: 

burukluk engininde çoğalıp duran, kaynayan ve kanayan 

ya da her yalınlıkta ve yakınlıkta ucuzlayan hatta bayatlayan bir maksat.

 

Dilim sürçüyor, neye acıktığını bilmeden

Hecelerini sökemedim; cepleri delik

Uzun saçaklı kolları, pörsümüş nemden

Gitmek bir palto kılığında haşyet 

Bakın, yakasında bilmem kaç hüzün nezlesi 

Yakışmıyor 

 

Kaburgalarından tanır bir paltoyu işportacı Kazım

Sağ yanında tiktakların cephanesi 

ne zaman davransa kırışır bilek yerlerinden

Gitmek, sol cebinde sararmış bir mendili bellemek:

Tibet’te yedi iklim çileye çekilmek

 

Saymadım kaç gece erittim sabaha

Birkaç tenha söz bıraktım omzumda tüneyen paltonun ardında 

Gitmek arafta kalıbına yan çizmek

Belki enayiliği tersinden giymek   

 

İşte işportacı Kazım paltomu fark ediyor 

Paçasından akan poyrazın nakaratından tanıyor onu 

Veda vakti 

Onun süsünden ölürdü şehir, ya hüznünden. 

Düğmeleri meçhuldu hâlbuki.

Sayı: Sayı 15

Kategori: Şiir

Yazar: Ayşe Zülal Günay