Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Eğrisinde Dünyanın 

Elif’ten süzülen o dik, o ödünsüz sesti zaman,

Şimdi bir Lâm eğrisiyle büküldü durdu bu devran.

Sükût, kendi hırkasını giymiş de susmuş bir kuşun kanadında,

Gurbet dediğin, asıl yurdunu unutan o sefil can.

Göğsümde daralan bir gökyüzü var, kime söylesem?

 

Ey içimde her gece büyüyen o köklü, o dilsiz iştika,

İnsan ancak boyun eğdiğinde anlarmış neymiş asıl beka.

Görseldeki o mahzun bakış var ya, hani o sitemsiz feryat;

Aşkın ve sürgünün yükü ağırdır, taşınmaz öyle belâ-ber-dûşça.

Yorulur dizlerin, yorulur da çökersin bir eşiğe.

 

Mîm’e varmadan evvel geçilecek bu durak, bir nevi inkıta,

Ruhumuz sanki bir girdâb-ı gam içinde, öylece muallakta.

Lâm’ın koynuna saklanmış o ezelden kalma nihan emanet,

Sürgün bir kuşun nemli gözlerinde yeniden dönüyor hayata.

Kimse bilmez o kıvrımda kaç asır saklandığımızı.

 

İşte böyle, harflerin arkasına gizlenir bazen insan,

Bir çizgide başlar gurbet, bir kavisle bitermiş hüsran.

 

Sayı: Sayı 20

Kategori: Şiir

Yazar: Nisanur Taner