Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Dönence

Gözden ırak oldukça kalbe dolarak sırrı ağırtmak

tenekeden panayır görkemiyle beni kovalar

sanki uğuldar durur köşe başlarında

belki deliliğin çeperlerini yokladığımdan avuçlarımla;

belki tülenmiş bir sırrı hatmedip durduğumdan

 

Yok mu bilen ne ola bu içimdeki sancı

yine kara kış kanıma mahsustan karıştı

yedi iklim gezdim de zor dayandım: 

Elimde yamalı bir asa, onu Musa sandım 

beni geceye çıkartan bir sırda tutulup kaldım  

 

İğneli beşik adını gıcırdıyor ikindileri

hayır mısın şer mi bu tozlu çaputların arasında 

bir divane durmadan resmini çizdiriyor bana

kaderin okları çizgide seni sayıklatıp duruyor 

 

ne eleklerden geçtim de dilim savsakladı anlamını

kellemse bir yerden ödünç alınmıştı

sırrına ermek için ümidin, göğü hikmetle aşırdım

duymadım dağılan canımı; 

ısırgan otları yakmaktan mazur bırakılmıştı 

 

meğer bir çapulcu makarasıymış beni söyletmeyen

caydım ben de gaflet terazisinden

sevmekten ne kaldıysa bize değdikçe sislenen 

sırrına erdim alnımda secde izlerinden

 

Sayı: Sayı 16

Kategori: Şiir

Yazar: Ayşe Zülal Günay