Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Astarı Teyelli Hafiye[*] 

Kuşkular kor gibi düşerken aynadaki aksine

kâfiyeden başka ne bilir bu çark, dönmeye dursun

Ki sen,

Dağ başında yalnız bir ahlat gibi öylece duruyorken

Bu köhne yerde mızraklandığını kim anlayacak?

 

Sevmek diyorlardı nasılsa bulunurdu ayın 15’ini geçince

Ayın 15’ini geçince, kimin aslı karaysa okunurdu yüzünde

Alacaklılar dayanıyor kapı deliğinde gözler

sanki umudun vesayetini aynalarda gizler

Sustur iyisi mi çarpık hislerin gıcır seslerini

Birazdan kapıyı kıracak ev sahibesi

çırp önce yüreği, sonra kurut

elbet bir yürek diğerine burkulur

 

Ben bir hafiyeydim anlarsın ya

İçime kurt düşünce anlardım

Hayret ettim

Alnımda gezen kervanın körkütük gidişini

içerlerdim

Raydan çıktı mı bi kere hayat, derdi nenem; seyreyleye dur aksini

 

İnanmak serbest

İçimde bir çığırtı kopuyor

Çalılar

Çingeneler

Çöp tenekelerinde yoklanan kediler

göz göze gelince yutkunmalar merasimi sanki her yer

Ayın 15’i geçince aynalar; yüzümde kılıç darbeleri yer yer

 

Bu çark dönmeye dursun

Elbet yürek, yüreğe burkulur

 

[*]  “Ayın 15’inden sonra hava bozacaksa bozar, olacak olan olur mutlaka” diyen babaanneme ithafen…

 

Sayı: Sayı 13

Kategori: Şiir

Yazar: Ayşe Zülal Günay