Sürgün Dergisi'ne destek olmak ister misin?

Evet

Sürgün Dergisi Logo

Arşın Şahitliği

Ebu Ubeyde’ye

 

Asrın gölgesi düşüyor çarmıha gerilmiş insanlığın heyulasına

Kuşluk vaktini semeresine almış gökyüzü

Göğüslerdeki taşlaşıyor ovulmadıkça merhametin güneşiyle

Lat, Menat ve Uzza’nın sesiyle ürküyor 

Ardıç kuşları, üveyikler, bülbüller

 

İmruüllkays bile yazamazdı bu asrın şiirini 

Yazılacak ne kaldı sözler tükendi;

Oysa onlar öyle mi?

Kâ’b bin Eşrefler koruyor onların siperlerini

Öldürecek bir peygamber de kalmamış üstelik 

Sen ebabili beklerken onlara perdelik

Gargadlar, leş kargaları, tahtakuruları

 

Altın ticareti mi? Bilmez bizim köyün insanı 

Bunlar ötekilerin işleri

Biz tarla süreriz, koyun güderiz; güdülmezse şikâyet dilekçesi veririz.

Hocayı camiye, kapitalizmi batıya, dokunulmazlığı iri koltuklara kilitleriz.

Neyse ki öldürülemeyen bir umut kaldı budur neşvemiz

Bir gün gelir açar bizim de Selahattinlerimiz

O vakit süsler memleketi

Dağ laleleri, yabani güller, buhûrumeryemler…

 

Siz ey Kaynukâlılar, Kurayza oğulları 

Benî Nadîr ehli 

Sonunuzu getirecek yırtıp attığınız Medine sözleşmesi

Sanmayın kaleleriniz korunaklı 

Hayber’in kolluk kuvvetleri

Paltolarınız sizi sarmayı bırakınca 

Ali’nin kılıcında tadacaksınız 

En ağır hezimeti

O gün direnişçilerin omzuna takılacak diriliş nişanesi 

Kokusunu salacak zeytin diyarına

Kadife çiçekleri, nilüferler, gecesefaları.

 

Not: Bu şiire serpiştirilmiş olan siyer bilgisini tarihin tozlu raflarından çıkar sevgili okuyucu, çıkar ki yaşanılanlar göğsümüze dert, zihinlerimize hikmet, geleceğimize ibret olsun. Benzer zulümler yaşanırken kucağımıza bırakıverilen yalanlar vicdanımızın paltosu olmasın…

Sayı: Sayı 15

Kategori: Şiir

Yazar: Feyza Şimşir